|
|
Toplam Kategori: 69 *** Toplam Konu: 30100 *** Toplam Mesaj: 148193 |
|
|
|
|
|
Ekleyen |
|
|
|
1504 Mesaj -
|
|
Kayıt Tarihi: 28.05.2008
|
En Son On: 07.08.2009 - 22:12
|
Cinsiyeti: Bayan
|
|
Allahım;
BANA ÖYLE BİR GÖNÜL VER Kİ:
Bir kuruluşun tepe noktasında yetkili olsam bile,
bunu asla başka şekilde kullanmamalıyım.
Günlük yaşamda "ben" yerine, daha çok "sen" sözcüğünü kullanabileyim...
BANA ÖYLE BİR SEVGİ VER Kİ:
Sonsuz bir hazine gibi bitmesin, çoğalsın daha da sevdikçe,
doldursun sarsın çevremi.
Hatta düşmanlarımı da sevebileyim...
BANA ÖYLE BİR GÜÇ VER Kİ:
Herkesten daha çok çalışabileyim, tutsak düşmeyeyim
doğanın koşullarına, eşim ve çocuklarımı da mutlu et ki,
mutluluğu başkalarına da götürebileyim...
BANA ÖYLE BİR SAĞLIK VER Kİ:
Düşünebileyim, konuşabileyim.
BANA ÖYLE BİR ERDEM VER Kİ:
İbadet edebileyim, iyilik etmeyi ve sevinçten buğulanmış gözlerle, teşekkür
edenlere;
bir şey yapmadım, anımsamıyorum diyebileyim.
BANA ÖYLE BİR YETENEK VER Kİ:
İyi eş, baba, anne, iyi komşu, iyi arkadaş, iyi vatandaş olabileyim.
BANA ÖYLE BİR UMUT VER Kİ:
Bugüne kadar yapmış olduğum hatalar için
karamsarlığa düşmeyeyim, herşeyden aklanmış olarak yaşama
yeniden başlamak üzere bağışlanabileceğimi bileyim.
BANA ÖYLE BİR ANLAYIŞ VER Kİ:
düşünebildiğim, yargılayabildiğim, inandığım, kahrolduğum, varolduğum şu
anda bu sözleri söyleyebildiğim için şükredebileyim.
BANA ÖYLE BİR TALİH VER Kİ :
Yıllar sonra beni hatırlayanlar "herkese iyilik eden, tüm insanları seven,
o düzeyde de sevilen bir kişiydi " diye konuşsanlar ve ben de huzur içinde
olabileyim.
BANA ÖYLE BİR İRADE VER Kİ:
Birgün yenilip, içimdeki şeytanın kurallarına doğru yönelirsem;
bu bir düşünce ise düşüncemi, bu bir adım ise ayağımı, bu bir uzanma ise
elimi durdurabileyim.
BANA ÖYLE BİR SABIR VER Kİ:
Sükûneti bulayım, durabileyim, düşünebileyim...
amin...
|
Ekleme Tarihi: 02.06.2008 - 00:27 |
|
|
Dualarınızın hayırlara vesile olması dileğiyle |
|
|
1504 Mesaj -
|
|
Kayıt Tarihi: 28.05.2008
|
En Son On: 07.08.2009 - 22:12
|
Cinsiyeti: Bayan
|
|
Apartmandan çıkar çıkmaz soğuk hava yüzüne çarptı, ama onun zihni hala az önce okudukları bir cümleye takılı kalmıştı: ;
"Allah insanların duasını işitir ve onlara cevap verir, onlarla konuşur."
Dalgın bir halde arabasına bindi. Anahtarı kontağa sokmadan önce, soğuğa aldırmadan, birkaç dakika daha bu konuyu düşündü.
Nasıl? bu soru ruhunun derinliklerinden gelip zihnini bir bulut gibi
kaplıyordu.
Nasıl?
Onun her şeyi duyabileceğinden zerre kadar şüphesi yoktu, ama yine de
dualara nasıl karşılık verdiğini zihni kavrayamıyordu.
Sonunda, cevabi bulmayı zamana bırakmayı düşünüyordu ki, birden içinden bir ses
"Bunu neden bir dua vesilesi yapmıyorsun?" dedi.
Sahi ya, onun elinden gelen dua etmekten başka ne olabilirdi? Yüksek sesle Rabbine seslendi:
"Allahim! Senin her kulunun kalbinden gecen arzulardan bile haberdar
olduğunu biliyorum. Benim bu dileğimi de elbette duyuyorsun. Lütfen,
duaları nasıl duyduğunu ve onlara nasıl cevap verdiğini bana öğret! "
Arabayı çalıştırdı ve ruhen rahatlamış bir halde evine gitmek üzere yola
koyuldu. Ana caddede ilerlerken, birden garip bir duygu doğdu kalbinde. Bu duygu arabayı durdurup bir kutu süt almasını söylüyordu.
Önce kulak asmadı ve arabasını sürmeye devam etti. Ama ayni duygu bu defa daha güçlü bir şekilde benliğini sardı.
Bunun Rabbinden kendisine gönderilmiş bir işaret, bir mesaj olabileceğini düşünerek;
"Pekala Rabbim, sütü alacağım" dedi.
Bu, çok da zor bir sınav gibi görünmüyordu zaten.Arabadan inip bir kutu
süt alacaktı o kadar. Öyle de yaptı ve yeniden yola koyuldu. Ana caddeden arabasını sürmeye devam ederken, bir ara sokağın ağzından geçiyordu ki, içindeki ses bu defa ona "O sokağa sap" diye emretti.
Önce sokağı geçti, ama duygu kuvvetlenince Peki diyerek geri donup o
sokağa girdi.
Sokaktan ilerledikçe binaların görünümü değişiyor ve iki katli binalar
yerlerini tek katli derme-çatma barakalara bırakıyordu. Birkaç ev daha
geçtikten sonra, ses durmasını söyledi.
Arabayı sağa çekti ve etrafına bakındı. Burası tam anlamıyla bir gecekondu mahallesiydi. Ve evlerin çoğunun ışığı sönmüştü. Belli ki, sabah erkenden işe gidecek insanlar yataklarına girmişti bile. O bunları düşünürken, yüreğinin sesi bu defa ona su emri verdi:
"Git ve sütü sokağın karsısındaki yeşil evde yasayan insanlara ver."
Genç adam eve baktığında onun pencerelerinden de diğerleri gibi ışık
gelmediğini gördü.
Bu anlamsız bir şey diye düşündü bir an kendi kendisine. Bu evin insanları
yataklarında uyuyorlar ve onları uyandırdığım takdirde aptal durumuna
düşeceğim.
ama o ses "Git ve sütü ver!" dedi yine ona.
Tereddüt etti uzunca zaman. Sonra aynı aksam ettiği duayı hatırladı. Ve
bunun Ondan bir işaret olabileceğine kanaat getirdi. Arabasından çıktı.
İsterlerse bana aptal gözüyle baksınlar.
"Bu Rabb'imden gelen bir emirse eğer ona uyacağım"dedi kararlılıkla.
Sokağın karşısındaki eve gitti ve zili çaldı. İçerden koşuşturmalar,
gürültüler geldi.
"Kimsin? Ne istiyorsun?" dedi içerden bir erkek sesi.
Aksanı farklıydı, ama söyledikleri anlaşılabiliyordu.
Genç adam hemen oradan kaçıp uzaklaşmak istedi bir an.
Fakat o bunu gerçekleştiremeden kapı açıldı. Fakir görünümlü bir adam
açtı. Yüzünden hüzün okunuyordu, ama kapısında bir yabancıyı görmekten de fazla hoşnut değil gibiydi.
" Buyrun?" diyen ev sahibine sütü uzattı.
" Bunu size getirdim."
Adam sütü aldığı gibi içeri koştu. Daha sonra koridorun öteki ucundaki
odadan çıkan bir kadın mutfağa doğru seğirtti hızla. Onu izleyen adamın
kucağında ise bir bebek vardı. Ağlayan bir bebek. Adamın gözlerinden sicim halinde gözyaşları dökülüyordu. Yarı ağlayarak yarı konuşarak şunları söyledi:
"Şehre geleli iki ay oluyor. Hala iş bulamadım. Dostun ahbabın
yardımlarıyla bugüne kadar geldik. Ama bugün bebeğimize süt alacak paramız yoktu.
Sürekli dua ediyordum Allah'a bize süt göndermesi için."
Mutfaktan kadının sesi geldi bu sırada. Onun söylediklerini anlayamadı,
çünkü başka bir dil konuşuyordu. Kocası onun sözlerini genç adama tercüme etti:
"Ondan bize bir meleğiyle süt göndermesini istiyordum. Sen bir melek misin yoksa?"
Genç adam cüzdanındaki bütün parayı çıkarıp zorla adamın eline tutuşturdu.
Ve adama bundan sonra onun için hep dua edeceğini, ve bir iş bulabilmesi
için elinden geldiğince yardımcı olacağını söyledi.
Kelimeler boğazında düğümlenince, döndü ve arabasına bindi. Bu defa onun gözlerinden yaşlar dökülüyordu...
Artık Allah'ın kullarının dualarını nasıl duyduğunu, onlara nasıl
cevap verdiğini daha iyi anlamıştı!
Dualarınızın hayırlara vesile olması dileğiyle ....
|
Ekleme Tarihi: 28.11.2008 - 15:45 |
|
|
|
1191 Mesaj -
|
|
Kayıt Tarihi: 10.05.2008
|
En Son On: 17.03.2011 - 17:14
|
Cinsiyeti: -----
|
|
|
Ekleme Tarihi: 28.11.2008 - 18:58 |
|
|
|
Moderator 4254 Mesaj -
|
|
Kayıt Tarihi: 04.06.2007
|
En Son On: 30.07.2020 - 23:50
|
Cinsiyeti: Erkek
|
|
Kardesim
|
Ekleme Tarihi: 28.11.2008 - 22:25 |
|
|
|
1504 Mesaj -
|
|
Kayıt Tarihi: 28.05.2008
|
En Son On: 07.08.2009 - 22:12
|
Cinsiyeti: Bayan
|
|
kardeşlerim benim ecmain olsun
|
Ekleme Tarihi: 29.11.2008 - 17:22 |
|
|
|
9 Mesaj
|
|
Kayıt Tarihi: 29.04.2003
|
En Son On: 12.05.2010 - 22:41
|
Cinsiyeti: Erkek
|
|
Amin Rahman razı olsun inşaAllah
|
Ekleme Tarihi: 29.11.2008 - 21:44 |
|
|
|
1504 Mesaj -
|
|
Kayıt Tarihi: 28.05.2008
|
En Son On: 07.08.2009 - 22:12
|
Cinsiyeti: Bayan
|
|
inş.
|
Ekleme Tarihi: 30.11.2008 - 13:10 |
|
|
|
|
|
Bu üyelerimizin doğum günlerini tebrik eder, sıhhat ve afiyet dolu bir ömür dileriz:
israfil2007 (37), kardelen06 (38), irfa76 (49), *hülya* (38), zulfu (57), eðitimci (61), Hakka_A$ik (36), berke038 (44), fuzulli (43), bozog (62), farukii (48), ((AySe)) (38), fatýmanu.. (38), isamert (41), DIPLOMAT (40), BeyazLale (38), volkan_bollu (44), irfan35 (50), strongman (38), Sevgi_58 (40), Halit Ercan (56), nucan (53), Osmanlitorun (44), safinazcan (54), metin_66 (50), eledagli (49), ozguri (44), akan54 (54), alis (49), Hülya (38), life-hurts (41), BURAK20 (52), milenyumkomando (45), Gülümüz74 (38), saki (40), yaramaz_31 (38), Abdurrahman571 (44), rüfeyde (40), arazbekir (43), teknikbilgim (50), yigitahmet (44), kartanesibeyaz (43), cemocan (44), osmannafiz (47), ufuk 43 (48) |
|
|
|
|
|
|