0
0
0
0
Forum Giris Giris Üyeler Ekibimiz Arama
Toplam Forum: 69     ***     Toplam Konu: 30100     ***     Toplam Mesaj: 148193
  
  Beni hatırla
Forum Anasayfa » D İ N / İ S L A M » DİĞER DİNİ KONULAR » MERHAMETLİ OLMAYA TEŞVİK

önceki konu   diğer konu
1 okunmamış mesaj mevcut (Acik)
Sayfa (1): (1)
Gönderen
Mesaj
LAZBAKKAL su an offline LAZBAKKAL  
MERHAMETLİ OLMAYA TEŞVİK
136 Mesaj -
selamunaleykum

1953 - Abdullah Ýbnu Amr Ýbni'l-Âs (radýyallâhu anhümâgöz kırpma anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karþý merhametli olun ki, semâda bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim (akrabalýk baðýgöz kırpma Rahmân'dan bir baðdýr. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet baðýgöz kırpma kurar, kim de koparýrsa, Allah da ondan (rahmet baðýnýgöz kırpma koparýr."

Tirmizi, Birr 16, (1925); Ebü Dâvud, Edeb 66, (4941).

1954 - Hz. Cerir (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Allah, insanlara merhamet etmeyene rahmette bulunmaz.

Buhâri, Tevhid 2, Edeb 27; Müslim, Fedail 66, (2319); Tirmizi, Birr 16, (1923).

1955 - Ebü Dâvud ve Tirmizi'de Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh)'den gelen bir diðer rivâyette Resülullah (aleyhissalatü vesselâm) þöyle buyurmuþtur: "Merhamet; ancak þaki'nin (ebedi hüsrâna uðrayanýn) kalbinden çýkarýlabilir."

Tirmizi, Birr 16, (1924); Ebü Dâvud, Edeb 66, (4942).

1956 - Ebu Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aIeyhissalâtü vesselâm) (bir gün), Hasan Ýbnu Ali (radýyallâhu anhümâgöz kırpma'yý öpmüþ idi. Bu sýrada yanýnda bulunan Akra' Ýbnu Hâbis, (sanki bunu tuhaf karþýladý ve "Benim on tane çocuðum var. Fakat onlardan hiçbirini öpmedim" dedi. Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) ona bakýp:

"Merhamet etmeyene merhamet edilmez" buyurdu."

Buhâri, Edeb 18, Müslim, Fedâil 65, (2318); Tirmizi, Birr 12, (1912); Ebü Dâvud, Edeb 156, (5218).

Rezin ilâve etti: "aglaResülullah (aleyhissalâtü vesselâm) þunu da söyledi:"Allah siz(in kalbiniz)den merhameti çýkardý ise ben ne yapabilirim?"

ALLAH'IN RAHMETÝ

1957 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Allah celle þânühü mahlukâtýn olmasýna hükmettiði zaman -Müslim'in rivâyetinde: "Allah mahlükâtý yarattýðý zaman"- yanýnda bulunan, Arþ'ýn gerisindeki bir kitaba þunu yazdý: "Muhakkak ki rahmetim gazabýma galebe çalmýþtýr."

Buhâri, Tevhid 15, 22, 28, 55, Bedi'ül'-Halk 1; Müslim, Tevbe 14, (2751); Tirmizi, Daavat 109, (3537).)

Buhâri nin bir diðer rivâyetinde: "Rahmetim gazabýma galebe çaldý" denmiþtir.

Buhâri ve Müslim'in bir rivâyetlerinde: "aglaRahmetim) gazabýmý geçti" denmiþtir.

1958 - Yine Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhisselâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah rahmeti yüz parçaya böldü. Bundan doksandokuz parçayý kendine ayýrdý. Yer yüzüne geri kalan bir cüzü indirdi. (Bunu da -cin, insan ve hayvan mahlükatý arasýnda taksim etti.) Bu tek cüz(den nasibine düþen pay sebebiyledir ki mahlükat birbirlerine karþý merhametli davranýr. At, (hayvan) yavrusuna basmamak endiþesiyle ayaðýný bu sayede kaldýrýr."

Buhâri, Edeb 19, Rikâk 19, Müslim 17, (2752); Tirmizi, Daavât 107-108, (3535-3536).

1959 - Selmânu'l-Fârisi (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "AIlah'ýn yüz rahmeti var. Bunlardan biriyle mahlükat kendi aralarýnda birbirlerine merhamet gösterirler. Doksandokuz rahmet de Kýyamet günü içindir."

Müslim, Tevbe 20, (2753).

1960 - Yine Müslim'de gelen bir diðer rivâyette Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm)]: "Allah, arz ve semayý yarattýðý gün, yüz rahmet yarattý. Her bir rahmet göklerle yer arasýný dolduracak kadardýr. Ondan yeryüzüne tek bir rahmet indirmiþtir. Ýþte anne, yavrusuna bununla þefkat eder. Vahþi hayvanlar ve kuþlar birbirlerine bununla merhamet ederler. Kýyamet günü geldiði vakit Allah, rahmetine bunu da ilâve ederek (tekrar yüze) tamamlayacaktýr."

Müslim, Tevbe 21, (2753).

1961 - Ömer Ýbnu'l-Hattâb (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselam)'a bir grup esir getirilmiþti. Ýçlerinde bir kadýn vardý, göðüsleri sütle dolu idi. Bu kadýn (saða sola) koþuyor, esirler arasýnda bir çocuk bulduðu zaman onu yakalayýp kucaklýyor, göðsüne bastýrýyor ve emziriyordu. (Dikkatleri çeken bu manzara karþýsýnda), aleyhissalâtu vesselâm:

"Bu kadýnýn, çocuðunu ateþe atacaðýna kanaatiniz olur mu?" dedi. Bizler:

"Hayýr!" diye cevap verince:

"aglaBilin ki), Allah'ýn kullarýna olan rahmeti, bu kadýnýn çocuðuna olan þefkatinden fazladýr" buyurdu."

Buhâri, Edeb 18; Müslim, Tevbe 22, (2754).

HAYVANLARA MERHAMET

1962 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Bir adam yolda, yürürken susadý ve susuzluðu arttý. Derken bir kuyuya rastladý. Ýçine inip susuzluðunu giderdi. Çýkýnca susuzluktan soluyup topraðý yemekte olan bir köpek gördü. Adam kendi kendine: "Bu köpek de benim gibi susamýþ" deyip tekrar kuyuya inip, mestini su ile doldurup aðzýyla tutarak dýþarý çýktý ve köpeði suladý. Allah onun bu davranýþýndan memnun kaldý ve günahlarýný affetti."

Resülullah'ýn yanýndakilerden bazýlarý:

"Ey Allah'ýn Resülü! Yani bize hayvanlar (a yaptýðýmýz iyilikler) için de ücret mi var?" dediler. Aleyhissalâtu vesselâm:

"Evet! Her "yaþ ciðer" (sahibi) için bir ücret vardýr" buyurdu."

Buhâri, Þirb 9, Vudü 33, Mezâlim 23, Edeb 27; Müslim, Selâm 153, (2244); Muvatta, Sýfatu'n Nebi 23, (2, 929-930); Ebü Dâvud, Cihâd 47, (2550).

1963 - Bir diðer rivâyette þöyle denmiþtir: "Fâhiþe bir kadýn, sýcak bir günde, bir kuyunun etrafýnda dönen bir köpek gördü, susuzluktan dilini çýkarmýþ soluyordu. Kadýncaðýz mestini çýkararak (onunla su çekip köpeði suladýgöz kırpma. Bu sebeple kadýn maðfret olundu."

Müslim, Tevbe 155, (2245).

1964 - Ýbnu Ömer (radýyallâhu anhümâgöz kırpma anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Bir kadýn, eve hapsettiði bir kedi yüzünden cehenneme gitti. Kediyi hapsederek yiyecek vermemiþ, yeryüzünün haþerâtýndan yemeye de salmamýþtý."

Buhâri, Bed'ü'l-Halk 17, Þirb 9, Enbiya 50; Müslim, Birr 151, (2242).

1965 - Abdullâh Ýbnu Câfer (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah(aleyhissalâtü vesselâm)'ýn kazâ-i hâcet yaparken geri tarafýndan istitar (perdelenme) için en ziyâde tercih ettiði sütre, bir bina veya bir hurma kümesi idi. Bir seferinde Ensârdan bir zâtýn bahçesine girdi. Orada bir deve vardý. Deve Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ý görünce inledi ve gözlerinden yaþlar aktý. Aleyhissalâtu vesselâm deveye yaklaþtý ve gözyaþlarýný sildi. Hayvan sâkinleþti.

"Bu devenin sâhibi kim?" diye sorarak ilgi gösterdi. Ensar'dan bir genç:

"O bana aittir ey Allah'ýn Resülü!" deyip ortaya çýkýnca Hz. Peygamber onu payladý:

"Allah'ýn sâna mülk kýldýðý bu deve hakkýnda AIIah'tan korkmuyor musun? Bâk! Bu bana þikâyette bulundu. Sen bunu acýktýrýyor ve fazla çalýþtýrarak da yoruyormuþsun."

Ebü Dâvud, Cihâd 47, (2549).

1966 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Hayvanlarýnýzýn sýrtýný minberler yerine koymayýn. Þurasý muhakkâk ki tek baþýnýza güçlükle gidebileceðiniz bir yere sizi götürmeleri için AIIah onlarý sizlere musahhar (hizmetçi) kýldý. Arzý da sizin (durma yeriniz) kýldý, öyleyse ihtiyaçlarýnýzý (duran hayvanýnýn sýrtýnda deðil) arz üzerinde görün."

Ebü Dâvud, Cihâd 61, (2567).

1967 - Abdurrâhman Ýbnu Abdullah, babasý Abdurrahman (radýyallâhu anh)'dan rivâyet eder ki þöyle demiþtir: "Biz bir seferde Resülullah(âleyhissalâtü vesselâm) ile beraber idik. Resülullah bir ara bir ihtiyacý için yanýmýzdan ayrýldý. O sýrada hummara denen bir kuþ gördük, iki tane de yavrusu vardý. (Kuþ kaçtýgöz kırpma yavrularýný aldýk. Kuþcaðýz etrafýmýza yaklaþýp çýrpýnmaya, kanatlarýný çýrpýp havada inip çýkmaya baþladý. Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) efendimiz gelince:

"Kim bu zavallýnýn yavrusunu alýp onu ýzdýraba attý? Yavrusunu geri verin!" diye emretti. Bir ara, ateþe verdiðimiz bir karýnca yuvasý gördü.

"Kim yaktý bunu?" diye sordu.

"Biz!" dedik.

"Ateþle azab vermek sadece ateþin Rabbine hastýr" buyurdu."

Ebü Dâvud, Cihâd 122, (2675), Edeb,176, (5268).

1968 - Muhammed Ýbnu Ýshâk kendisine Ebü Manzür denen Þamlý bir zattan naklediyor, bu da amcasýndan, o da Hadýr'ýn kardeþi Âmiru'r-Râm'dan nakletmiþtir. Âmir der ki: "Bizim için bayraklar ve sancaklar yükseltildiði zaman memleketimizde idik. Ben: "Bu nedir?" diye sordum.

"Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm)'ýn sancaðý!" dediler. Yanýna gittim. Bir aðacýn altýnda oturuyordu. Ashâbý da etrafýný sarmýþtý. Ben de yanlarýna oturdum. Bir ara Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) hastalýklardan ve dertlerden bahsedip dedi ki:

"Mü'mine bir hastalýk gelir, sonra da Allah ona þifa verirse, bu hastalýk onun geçmiþ günâhlarýna kefâret, geri kalan hayatý için de bir öðüt olur. Þâyet münâfýk hastalanýr, sonra da afiyet verilirse o, sahibi tarafýndan baðlanýp sonra da salýverilen fakat niçin baðlandýðýný, niçin salýverildiðini bilmeyen bir deve gibidir."

Aleyhissalâtu vesselâm'ýn etrafýnda oturanlardan biri:

"Ey Allah'ýn ResüIü, eskâm (hastalýklar) nedir? Ben aslâ hiç hastalanmadým?" diye sordu. Resülullâh (aleyhissalâtu vesselâm):

"Kalk! sen bizden deðilsin" buyurdu."

Ebü Dâvud, Cenâiz 1, (3089).

1969 - Hz. Ebü Hüreyre (radýyallâhu anh) anlatýyor: "Resülullah (aleyhissalâtü vesselâm) buyurdular ki: "Peygamberlerden birini bir karýnca ýsýrdý. O da (öfkelenerek) karýncanýn yuvasýnýn yakýlmasýný emretti ve yâkýldý. Allah Teâla Hazretleri ona þöyle vahyetti: "Seni bir karýnca ýsýrmýþken, sen tesbih eden bir ümmeti yaktýn."

Buhâri, Cihâd 152, Bed'ü'l-Halk 14; Müslim, Selâm 148, (2241); Ebü Dâvud, Edeb 176, (5265); Nesâi, Sayd 38, (7, 210, 211).

dua ile
Gönderen: 06.01.2007 - 19:14
Bu Mesaji Bildir   LAZBAKKAL üyenin diger mesajlarini ara LAZBAKKAL üyenin Profiline bak LAZBAKKAL üyeye özel mesaj gönder LAZBAKKAL üyeyi arkadas listeme ekle Yukari
Pozisyon - İmzalar göster
Sayfa (1): (1)
önceki konu   diğer konu

Lütfen Seçiniz:  
Şu an Yok üye ve 1002 Misafir online. En son üyemiz: Didem_
16977 üye ile 13.07.2024 - 12:50 tarihinde en fazla ziyaretçi online oldu.

[Admin | Moderator | Kıdemli Üye | Üye]
Dogum Gününüzü Tebrik Ederiz    Doğum gününüzü tebrik eder, sıhhat ve afiyet dolu ömür dileriz:
sahin18 (59), arslan (65), frat34 (59), hanifenur (37), Mehmed Ýhsan US.. (67), fatmapala (59), mehmet melo (59), Mehmet Bölen (55), morinho (44), izzet çat (69), faniiiia (42), ofyetis (40), yalcincolak (39), nisan1973 (52), çeteleton (63), mücadele (35), tsunami_78 (45), reyyan-41 (33), gecedeki sir (48), GÜLÝSTAN (44), halefozyurt (51), Mücaid (37), Halime (40), Berkay (47), ali_74tr (51), pamuk prenses (40), hafizyunus (39), irfankursun (55), Nadine26 (46), 20-mikail-06 (51), okancitius (45), karaca_y (44), FeyzaNur (42), kar-tek (60), zarslantas (45), durugüher (59), EdaNuR© (37), ccebi (54), cenk5 (45), yusufkaraca (44), f.t.a (40), missyoubebish (45), sabahaddin (30)
Son 24 saatin aktif konuları - Top Üyeler
0

Copyright © ((( RAVDA.net )))  *  İrtibat   *   RAVDA Reklam Servisi   *   Tüm hakları saklıdır, izinsiz alıntı yapılamaz.
Sitemizde yayınlanan imzalı yazıların içeriğinden yazarları, forum ve yorumlardan ekleyen şahıslar sorumlu olup, kesinlikle sitemiz sorumlu değildir.
© by ((( RAVDA.net )))

Sayfa 0.53559 saniyede açıldı   

Reklamlardan
RAVDA sitesi
hiçbir şekilde
sorumlu değildir.