0
0
0
0
Forum Giris Giris Üyeler Ekibimiz Arama
Toplam Forum: 69     ***     Toplam Konu: 30100     ***     Toplam Mesaj: 148193
  
  Beni hatırla
Forum Anasayfa » D İ N / İ S L A M » DİĞER DİNİ KONULAR » Mezhep taklidinin önemi

önceki konu   diğer konu
1 okunmamış mesaj mevcut (Acik)
Sayfa (1): (1)
Gönderen
Mesaj
serhendli su an offline serhendli  
Mezhep taklidinin önemi
13 Mesaj -
Mezhep taklidinin önemi



Sual: Hangi durumlarda, baþka bir mezhep taklit edilir?

CEVAP

Bir farzý yapmanýn veya bir haramdan sakýnmanýn imkânsýz veya meþakkatli, güç olmasý durumunda, önce kendi mezhebimizde çare aranýr. Kendi mezhebimizde çare yoksa diðer üç mezhebe bakýlýr. Hangi mezhepte çare varsa, o iþ için, o konuda o mezhep taklit edilir. Hanefi âlimlerinden Muhammed Baðdadi hazretleri buyuruyor ki:

Baþka bir mezhebi taklit edebilmek için üç þart vardýr:

1– Kendi mezhebine göre baþladýðý bir iþi, baþka mezhebe uyarak tamamlayamaz. Mesela, Hanefi’ye göre aldýðý abdest ile Þafii’ye göre namaz kýlamaz.

2– Taklit ettiði iki mezhep de, bu iþe, bâtýl dememeli. Bir Þafii, (Þafii’de abdest uzuvlarýný ovmak farz deðil, Maliki’de de kadýna dokunmak abdesti bozmaz) diye, yabancý kadýna dokunarak ve uzuvlarýný ovmadan aldýðý abdest ile namaz kýlarsa, bu iki mezhebe göre de namazý sahih olmaz; çünkü yabancý kadýna dokunmak, Þafii’de abdesti bozar. Ovmak [delk] ise Maliki’de farzdýr.

3– Mezheplerin kolaylýklarýný toplamamalýdýr. Mesela, Hanefi’de velisiz veya Maliki’de þahitsiz yapýlan nikâh sahih olur. Ama hem velisiz, hem de þahitsiz olan bir nikâh sahih olmaz. (Taklit risalesi)

Ýsmail Nablüsi hazretleri buyuruyor ki:

Ýhtiyaç olunca, baþka mezhebi taklit ederek iþini yapabilir. Fakat bu iþ için, o mezhepte olan þartlarýn hepsini uyabildiði kadar yerine getirmesi lazýmdýr. (Ýkd-ül-ferid)

Baþka mezhebi taklit etmek bazen þart, bazen caiz ve bazen de caiz deðildir:



Taklidin mecbur olduðu durumlar:



1– Þafii mezhebine göre, zekâtýn, Kur’an-ý kerimde bildirilen sekiz sýnýf insanýn her sýnýfýna verilmesi lazýmdýr. Bunlardan, müellefe-i kulub sýnýfý [ile zekât toplayan memur sýnýfý ve kölelikten kurtarýlacak borçlu sýnýfý] bugün yoktur. Bunlarý bulup zekât vermek imkânsýz olduðu için, Þafiilerin bu sýnýflardan sadece birine verebilmeleri için, Hanefi mezhebini taklit etmeleri gerekir. (M. Rabbani 3/22)

2– Þehirlerarasý otobüsle yolculukta, inip yerde kýlýnamazsa yahut býrakýlmasý mümkün olmayan iþ sebebiyle, öðle, ikindi, akþam veya yatsý namazý vaktinde kýlýnamayacaksa, seferi olan; Maliki veya Þafii’yi, mukim olan Hanbelî’yi taklit ederek, öðleyle ikindiyi, akþamla da yatsýyý cem eder. Cem etmeye imkân varken, kazaya býrakmak caiz olmaz. (S. Ebediyye)

3– Diþ dolgusu olanýn, gusül, abdest ve namazda Maliki veya Þafii mezhebini taklit etmesi þarttýr. Taklit etmezse, guslü ve buna baðlý olan abdesti ve namazý, sahih olmaz. (S. Ebediyye)

4– Hacda kadýnlara dokunarak, abdestinin bozulma ihtimali çok ise, Þafiilerin, Hanefi veya Maliki’yi taklit etmesi gerekir. (S. Ebediyye)

5– Elbisesindeki necaseti temizleme imkâný olmayan Hanefi veya Þafii, namazý kazaya kalacaksa, Maliki mezhebini taklit ederek namazýný kýlar. Maliki mezhebinde, necaset namaza mani deðildir. Temizlemek sünnettir. (S. Ebediyye)



Mezhep taklidinin caiz olmadýðý durumlar:



1– Dünyalýða, þehvetine kavuþmak için, baþka mezhebi taklit caiz deðildir. (Ukud-üd-dürriyye)

2– Hanefi mezhebinde olan kadýnlarýn, Þafii mezhebini taklit ederek mahremsiz hacca gitmeleri caiz deðildir. Mezhep taklidi, ancak emrolunan bir iþ yapýlýrken, meþakkat, sýkýntý olduðu zaman, bu sýkýntýdan kurtulmak içindir. Mahrem bir erkeði bulunmayan kadýnýn, hacca gitmesi emrolunmadý ki, Þafii’yi taklit etmek lazým olsun. (S. Ebediyye)

3– Þafii’de sütkardeþ olmak için, ayrý ayrý beþ kere, doya doya emmek gerekir. 1–2 kere emen bir Hanefi, (Þafii’de sütkardeþ olmaz) diye, sütkardeþiyle evlenemez. Ancak, evlendikten sonra sütkardeþ olduklarý meydana çýkmýþsa, o zaman bir yuvanýn yýkýlmamasý için, Þafii taklit edilebilir.

4– Maliki’de hayzlý kadýnýn Kur'an-ý kerim okumasý caiz ise de, kursta okuyan Hanefi bir kýzýn veya kadýnýn, Maliki’yi taklit ederek Kur'an okumasý caiz olmaz; çünkü baþka bir mezhebi taklit etmek, ancak bir farzý yapmak için, kendi mezhebinde imkân bulunmadýðý veya güç olduðu zaman caiz olur. Gusül, abdest ve namazda Maliki’yi taklit eden de, Kur’an-ý kerim okumak için Maliki’yi taklit edemez. Hayzlý iken Kur’an okumak farz olmadýðý için, mezhep taklit edilmez. (Hulasat-üt-tahkik)

5– Maliki’yi taklit eden, seferde iken, bir ihtiyaç, bir sýkýntý olmadan, iki namazý cem edemez.



Taklidin efdal olduðu durumlar:



1–Hanefi mezhebinde, erkeðin dizi avrettir. Þafii’de diz avret deðil, göbek avrettir. Maliki ve Hanbelî mezheplerinde, yalnýz seveteyn avrettir. [Ön ve arka avret yeri.] Hanefi ve Þafii olan erkeðin, nafakasýný kazanmak veya fitne çýkmasýný önlemek için, sýkýþýk durumda, diðer iki mezhepten birini taklit edip uyluklarýný örtmemesi caiz olur. (S. Ebediyye)

2– Þafii’de, ölü için iskat yapýlmaz. Hanefi taklit edilerek iskat yapýlabilir. (Neful-enam)

3– Uyumak veya unutmak, namazýn kazaya kalmasý için özürdür. Ancak bu durumlarda henüz asr-ý sani [ikinci ikindi vakti] ve iþa-i sani [ikinci yatsý vakti] girmemiþse, öðle ve akþam namazlarýný, asr-ý evvel [birinci ikindi] ve iþa-i evvel [birinci yatsý] vakitlerinde, kýlar. Bu vakitler de, çýkmýþ ise, Hanbelî’ye uyarak öðle ile ikindi, akþam ile yatsý namazlarýný cem eder, kazaya býrakmaz.

4– Þafii’de, [mübalaða etmeden] abdest alýrken boðaza su kaçmasý orucu bozmaz. Hanefi’de ise bozar. Elinde olmadan boðazýna su kaçan Hanefi, Þafii mezhebini taklit ederse, orucunu bozulmaktan kurtarmýþ olur. Hanbelî mezhebinde de, abdest alýrken boðaza su kaçmasý orucu bozmaz. Bu konuda Hanbelî’yi de taklit etmek de caizdir.

5– Ramazan ayýnda her gün ayrý ayrý niyet etmek gerekir. Oruca niyet etmeyi unutan kimsenin orucu sahih olmaz. Ama (Bu orucu Ýmam Züfer’in kavline uyarak tuttum) veya (Bu orucu, Maliki mezhebine göre tuttum) denirse, yine sahih olur.

6– Þafii’de, oruca imsak vaktinden önce niyet etmek þarttýr. Uyumak, unutmak gibi herhangi bir sebeple bunu yapamayan bir Þafii, (Bu orucumu Hanefi mezhebine uyarak tutuyorum) derse oruç sahih olur. Bozulmaktan kurtulmuþ olur.

7– Hanefi mezhebinde, ödünç verirken ödeme tarihi belirlemek caiz deðildir. Ödeme tarihi koyabilmek için, Maliki mezhebini taklit etmek caiz olur. (Eþbah)



Mezhep taklidinin caiz olduðu durumlar:



1– Bir erkeðin, hanýmý ile sütkardeþ olduklarý, fakat birinin veya her ikisinin, bir kere emmiþ olduðu anlaþýlsa, Hanefi mezhebine göre nikâhlarý bozulur. Ayrýlýrlar veya Þafii mezhebini taklit ederler. Nikâhlarýnda velileri bulunmamýþ ise yahut þahitler salih deðilse, yeniden Þafii mezhebine göre nikâh yaparak evli kalýrlar. Eðer doyuncaya kadar beþ kere emmiþ ise, Þafii mezhebini taklit mümkün olmaz. Ayrýlmalarý gerekir. (S. Ebediyye)

2- Þafii bir genç, bir kýz kaçýrsa, kýzýn babasý razý olmazsa, Þafii’de, velisinin rýzasý olmadýkça evlenmesi caiz olmaz. Hanefi’yi taklit ederek velisiz de evlenebilir.

3– Kirpi eti yemek, gelincik [fil hastalýðýna] iyi gelir. Hanefi ve Hanbelî’de kirpi haramdýr. Hasta, Maliki veya Þafii mezhebinden birini taklit ederek yiyebilir. (S. Ebediyye)

4– Þafii olan bir doktor, kadýn hastalarý muayene ederken abdestinin bozulmamasý için, muayene esnasýnda Hanefi veya Maliki mezhebini taklit etmesi caizdir. (S. Ebediyye)

5– Üç talakla boþanan kadýn, baþka bir erkekle evlenip, o erkek de, bunu boþamadýkça, eski kocasý ile evlenemez. Böyle bir durumda, ilk nikâhlarý Þafii’ye uygun yapýlmamýþsa, Þafii mezhebi taklit edilerek, Þafii mezhebine uygun nikâh yapmalarý caiz olur. (Redd-ül-muhtar)

6– Þafii mezhebinde fitre için, buðdayýn veya diðer maddelerin kýymeti kadar altýn, gümüþ vermek caiz deðildir. Hanefi mezhebi taklit edilerek, buðday yerine, deðeri kadar altýn veya gümüþ vermek caizdir. (Þemseddin-i Remli)

7– Ýstanbul’daki bir kimsenin babasý Erzurum’da ikamet ederken vefat etse, babasý vasiyet etmediyse, babasý için hacca vekil göndermek isterse, Erzurum’dan göndermesi farzdýr. Baþka yerden gönderemez. Þafii mezhebinde mikat dýþýndaki her yerden göndermesi caizdir. Hanefi olanlar, paralarý az ise, Þafii mezhebini taklit ederek, vasiyet etmemiþ ana, baba ve yakýnlarý için, Mekke’de vekil tutabilirler. (S. Ebediyye)

8– Hastada, ihtiyarda, abdesti bozan bir þey hâsýl olursa, Maliki mezhebinde, özür sahibi olur, abdesti bozulmaz. Hanefi ve Þafii’de özür sahibi olamayan hasta ve ihtiyarýn, Maliki mezhebinin ikinci kavlini taklit etmesi caizdir. (Mezahib-i Erbaa)

9– Namaz içinde idrar, yel kaçýran veya baþka bir akýntýsý olan Hanefi’nin, Maliki mezhebini taklit etmesi caiz olur. (S. Ebediyye)

10– Hanefi mezhebinde lavman, orucu bozar. Ancak þiddetli kabýzlýk çeken, Maliki mezhebini taklit ederek, gündüz oruçlu iken lavman yaptýrýrsa, oruca devam edebilir. Çünkü Maliki mezhebinde lavman orucu bozmaz. (Mizan)

11- Þafii bir kimse, karþý cinsten nikâh düþen birine dokununca abdesti bozulur. Bunun için yolda, nakil vasýtalarýnda [dolmuþta, otobüste, trende], alýþ veriþte [pazarda, markette] karþý cinse dokunma ihtimali olan Þafii olan kimse, Hanefi veya Maliki mezhebini taklit etmelidir. (S. Ebediyye)

12- Müslüman kadýnlarýn, gayrimüslim kadýnlara görünmesi, yabancý erkeklere görünmeleri gibi üç mezhepte de haramdýr. Bunlarýn yanýnda baþý açýk durmak gerektiði zaman Hanbelî mezhebi taklit edilirse, yani (Hanbelî’ye uydum) denirse günahtan kurtulmuþ olunur.


Yaratmak nedir?



Sual: S. Ebediyye’de, (Yaratmak, hiç yoktan var etmek veya mevcut þeyleri, fizik, fizyolojik veya metafizik kanunlarla, bir þekilden baþka hassalý þekillere çevirmek demektir) deniyor. Buna göre, bilim adamlarýnýn, fizik, kimya kanunlarý ile meydana getirdikleri yeni bir iþe, yaratmak demek caiz olur mu?

CEVAP

Hayýr, caiz olmaz. Burada, Allahü teâlânýn iki türlü yaratmasý bildiriliyor:

Birincisi: Ol der, o þey var olur. Yani hiç yoktan yaratýr. Kâinatýn yoktan var edilmesi, hidrojen, oksijen gazlarýnýn yaratýlmasý, böyledir.

Ýkincisi: Sebepler vasýtasý ile yaratmaktýr. Allahü teâlâ sebeplere, iþ yapabilecek tesir, kuvvet vermiþtir. Bu kuvvetlere, tabiat kuvvetleri, fizik, kimya ve biyoloji kanunlarý denir. Mesela, iki hidrojen atomu ile bir oksijen atomundan su meydana getirmiþtir. Ýnsanlarý, hayvanlarý, bitkileri yaratmasý da böyledir.

Bilim adamlarý, oksijen, hidrojen gibi gazlarý, cýva, bakýr, petrol gibi maddeleri yoktan meydana getiremezler. Teknoloji, bilim ne kadar geliþse de bir karýnca, bir buðday tanesi yapmak mümkün deðildir.

Yaratmak, icat etmek Allahü teâlâya mahsustur. Bilim adamlarý, yoktan bir þey meydana getiremezler, sadece Allahü teâlânýn yarattýðý mevcut þeyleri, yine Allah’ýn koyduðu fizik, kimya ve biyoloji kanunlarý ile bir araya getirerek, yeni þeyler bulurlar. Buna da yaratmak denmez, keþfetmek, bulmak denir.

Allahü teâlânýn sonsuz kudretini gösteren, insanlarýn yapmalarýnýn mümkün olmadýðý iþlere birkaç örnek verelim:

1- Ýnsanlar asýrlardýr, enerjisiz veya yakýtsýz çalýþan makine yapmaya çalýþmýþlarsa da, netice alýnamadý. Bu da fizik ve kimya ilmine göre, imkânsýzdýr. Enerjinin korunumu prensibine göre, enerji þekil deðiþtirirse de, insanlar tarafýndan var ve yok edilemez.

2- Katý, sývý, gaz haldeki bütün maddeler ýsýnýnca, hacimleri büyür, yoðunluklarý azalýr. Su bu kurala uymaz. Su buz haline gelince yoðunluðu azalýr, Su üstünde durur. Azalmayýp buzlar dibe çökseydi, denizlerdeki canlýlar yaþayamaz ölürdü.

3- Bir metal atomu, baþka bir metal atomu ile birleþemez. Ýki elementin birleþmesi için farklý elektrik taþýmasý þarttýr.

4- Güneþ, dünyadan 149,5 milyon km uzaktadýr. Bu mesafe, çok yakýn olsa canlýlar sýcaktan yanar, çok uzakta olsa, soðuktan donardý. Ýnsanlar güneþi istedikleri yere getiremezler.

5- Iþýk hýzý, saniyede 300 bin km.dir. Bu hýzý insanlarýn aþmasý imkânsýzdýr. Bu hýz aþýlýrsa, rölativite [izafiyet] teorisine göre, maddenin kütlesi sonsuza gider. [1/0 [Bir bölü sýfýr] sonsuz olduðu için.]




Ýhtiyacýný söylemek

Sual: Ýhtiyaçlarýný insanlara bildirmemeli deniyor. Bildirilmeyince insanýn ihtiyacý nasýl karþýlanýr ki? Bir de, eþin dostun gönüllerini almak, onlarý kýrmamak için karþý cinsle tokalaþmak, onlara sarýlmak caiz midir?

CEVAP

Birinci sualde, ihtiyaçlarýn karþýlanmasýný Allahü teâlâdan deðil de, insanlardan beklemek kast ediliyor. Hadisi þerifte, (Ýnsan, ihtiyaçlarýný, Allaha havale ederse, ihtiyaçlarýný [meydana getirecek sebepleri] ihsan eder) buyuruldu. Mesela, herkesin ona merhamet ve hizmet etmesini temin eder, böylece ihtiyaçlarý görülmüþ olur. Mesela, herkesin sana merhamet ve hizmet etmesini temin eder. Baþka bir hadis-i þerifte buyuruluyor ki:

(Ýnsan, ümit baðladýðý yere havale edilir. Eðer Allahtan baþkasýna ümit baðlamazsa, Allahü teâlâ da onun iþini kendi üzerine alýr, baþkasýna havale etmez.) [Hakîm]

Kim Allah için ise, Allah da onun içindir. Allahü teâlâ, her iþte rýza-i ilahiyi düþüneni kendi himayesine alýr. Ýnsanlarýn rýzasýný gözetip, Rabbimizin rýzasýna uymayanlarýn iþini insanlara býrakýr.

Yahya bin Muaz Razi hazretleri buyuruyor ki:

Ýnsanlar seni, Allah’ý sevdiðin kadar sever. Allah’tan korktuðun kadar, senden korkarlar. Allah’a itaat ettiðin kadar, sana itaat ederler. Ona itaatin nispetinde, sana hizmet ederler. Hülasa, her iþin, Onun için olsun! Yoksa hiçbir iþinin faydasý olmaz. Hep kendini düþünme! Allahü teâlâdan baþka, kimseye güvenme!

Ýkinci suale cevap olarak da, Ýmam-ý Rabbani hazretleri, (Eþin, dostun gönüllerini yapmak için, kendini günaha sokmak ve ahiretin sonsuz azaplarýna atýlmak, aklý olanýn yapacaðý iþ deðildir) buyuruyor.

Bir hadis-i þerif meali de þöyledir:

(Bir kimse kötü insanlarýn kýzacaklarý þeyde Allahü teâlânýn rýzasýný ararsa, Allahü teâlâ onu, insanlardan geleceklerden korur. Bir kimse, Allahü teâlânýn kýzacaðý þeyde, insanlarýn rýzasýný ararsa, Allahü teâlâ onun iþini insanlara býrakýr.) [Tirmizi]




Evimizde kimse yoksa

Sual: Evimize veya camiye girdiðimiz zaman içeride kimse yoksa, nasýl selam vermeliyiz?

CEVAP

Kimse yoksa, (Esselamü aleynâ ve alâ ibâdillahissâlihîn) diye selam verilir. Çünkü evimizde ve camide melekler vardýr. Kendi üzerimizde de, melekler vardýr. Hepsine selam vermiþ oluruz.



Göz zinasý



Sual: Bir kýz ile konuþuyor ve el ele tutuþup geziyoruz. Konuþmamýz ve el ele tutuþmamýz zina mýdýr?

CEVAP

Tek baþýna zina denilince, cinsel iliþki anlaþýlýr. Kýza bakmanýz, göz zinasýdýr. Konuþmanýz, dil zinasýdýr. Bir hadis-i þerif meali:

(Gözlerin zinasý bakmak, kulaklarýn zinasý dinlemek, dilin zinasý konuþmak, elin zinasý tutmak, ayaklarýn zinasý yürümektir.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud]



Baþkasýna gelen belaya sevinmek



Sual: Arkadaþlarýmýn baþýna üzücü bir olay gelse, üzülemiyorum. Hatta seviniyorum. (Oh oldu) diyorum. Baþkasýna gelen belaya sevinmenin dindeki yeri nedir?

CEVAP

Bu çok kötü bir huydur. Tevbe istiðfar etmeli. Onlarýn iyiliði için hep dua etmelidir. Çünkü ayný þeyler sizin de baþýnýza gelebilir. Bir hadis-i þerif meali:

(Müslüman kardeþinin uðradýðý felâkete sevinme. Allahü teâlâ, rahmet eder, onu, o felâketten kurtarýr da, seni derde uðratabilir.) [Tirmizi]



Eden bulur



Sual: Bir tanýdýk, bir arkadaþýnýn eþini kaçýrýp evlendi. Dinen bu uygun mu?

CEVAP

Üç yönden uygunsuzdur:

1- Baþkasýnýn eþini ayartmak çok günahtýr. Bir hadis-i þerif meali:

(Birinin karýsýný ayartýp aldatan bizden deðildir.) [Ebu Davud]

2- Kocasý, o kadýný boþamadan hiç kimse onunla evlenemez. Yaptýklarý zina olur.

3- Kocasý, eþinin kaçtýðýný duyunca hemen boþasa bile, iddet müddeti bitmeden kesinlikle evlenemezler. Evlenirlerse zina olur.

Biri, birinin eþini ayartýrsa, baþkasý da onun eþini ayartabilir. (Eden bulur) demiþlerdir. Bir hadis-i þerif meali:

(Siz namuslu olursanýz, kadýnlarýnýz da namuslu olur.) [Hâkim]

Kocasýna ihanet edip baþkasýna kaçan kadýn, kaçtýðý erkeðe de ihanet edebilir. O erkeðe niçin kaçtý? Ya malý için veya yakýþýklý gördüðü için yahut genç gördüðü için kaçtý. Hangi sebep olursa olsun, ondan daha zengini, ondan daha güzeli, ondan gencini bulunca ona da kaçmayacaðýný kim garanti edebilir? Allah korkusu olmayan, her þeyi yapabilir.




Tez sinirlenmek

Sual: Tez sinirleniyorum, büyük küçük dinlemeyip, karþýmdakileri kýrýp döküyorum. Sinirime hâkim olabilmek için ne yapmalýyým?

CEVAP

Dinin emrine uymalý, bunun günah olduðunu bilmeli. Ýnsan bile bile kýzýp öfkelenmez. Kýzsa da, sinirine hâkim olur. Zaten dinimiz kýzmamayý deðil; sinirine hâkim olmayý emrediyor. Her insan kýzabilir ama kýzýnca, dinin dýþýna çýkmamalý, zararlý iþ yapmamalý!

Hiddetlenince, Euzü besmele ve iki kul euzüyü okumalý. Kýzýp öfkelenenin aklý örtülür. Ýslamiyet'in dýþýna çýkar. Birkaç hadis-i þerif meali:

(Öfkelenen, dilediðini yapmaya gücü yettiði halde, yumuþak davranýrsa, Allahü teâlâ da onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur.) [Ýbni Ebid-dünya]

(Öfke, þeytanýn vesvesesinden hâsýl olur. Þeytan, ateþten yaratýlmýþtýr. Ateþ, su ile söndürülür. Sinirlenince, abdest alýn.) [Ebu Davud]

(Sinirlenen, ayakta ise otursun. Öfkesi geçmezse yan yatsýn.) [Ebu Davud]

Ayakta olanýn intikam almasý kolaydýr. Oturunca, azalýr. Yatýnca, daha azalýr. Sinirlenmek, kibirden doðar. Yatmak, kibrin azalmasýna sebep olur. Kýzýnca, (Allahümmagfir li-zenbi ve ezhib gayza kalbi ve ecirni mineþþeytan) okumak, hadis-i þerifte bildirildi. (Ýbni Sünni)

Manasý, (Ya Rabbi, günahýmý affeyle. Beni kalbimdeki öfkeden ve þeytanýn vesvesesinden kurtar) demektir.

Öfkeye sebep olan kimseye yumuþak davranamayan, onun yanýndan ayrýlmalý, ondan uzak durmaya çalýþmalý.



Pahalý maden



Sual: Kol saatlerinin camlarýný çizilmeye karþý dayanýklý olmasý için safir'den, kasasýný da dayanýklý olmasý için titanyum'dan yapýyorlar. Bu iki metal de altýn kadar pahalýdýr. Bu saatleri kullanmak haram deðil midir?

CEVAP

Hiç mahzuru yoktur. Platin de pahalýdýr. Altýnýn haram olmasý pahalý olduðu için deðildir. Gümüþ çok ucuz olmasýna raðmen gümüþ kaþýk, gümüþ býçak da caiz deðildir. Demir çok ucuzdur, demirden yüzük caiz deðildir. Bir þeyin haram veya helal olmasý, dinimizin bildirmesi ile anlaþýlýr. Kendi kendimize mukayese ederek, o haram ise, bunda da ayný durum var, öyleyse bu da haram dememiz asla caiz olmaz.



Vatan-i asli neresidir?



Sual: Ankara’da doðdum, Eskiþehir’de nikâhým kýyýldý. Bursa’da düðünüm oldu. Ýstanbul’da ikamet ediyorum. Ancak ileride Bursa’ya gitmeyi düþünüyorum. Benim vatan-i aslim neresidir?

CEVAP

Bir kimsenin vatan-i aslisi doðduðu yerdir. Evlenince, doðduðu yer vatani asli olmaktan çýkar. Evlenmekten kasýt da nikâh veya düðün olunan yer deðil, zifaf olunan yerdir. Zifaf nerede olmuþsa, orasý vatani asli olur. Eðer Ýstanbul’a temelli yerleþseydiniz, evlendiðiniz yer de vatan-i asli olmaktan çýkardý. Ancak Ýstanbul’da temelli kalmayý düþünmediðinize göre vatan-i asliniz evlendiðiniz yani zifaf olan yerdir.
Gönderen: 23.04.2008 - 09:40
Bu Mesaji Bildir   serhendli üyenin diger mesajlarini ara serhendli üyenin Profiline bak serhendli üyeyi arkadas listeme ekle Yukari
Pozisyon - İmzalar göster
Sayfa (1): (1)
önceki konu   diğer konu

Lütfen Seçiniz:  
Şu an Yok üye ve 970 Misafir online. En son üyemiz: Didem_
16977 üye ile 13.07.2024 - 12:50 tarihinde en fazla ziyaretçi online oldu.

[Admin | Moderator | Kıdemli Üye | Üye]
Dogum Gününüzü Tebrik Ederiz    Doğum gününüzü tebrik eder, sıhhat ve afiyet dolu ömür dileriz:
hasan13517 (43), yakupg (41), dilaraa (47), sonzaman (48), osi (61), emre028 (39), cirkin (48), umranvural (45), murategri (36), Naksibendi (43), hazan gulu (43), xxyavuzxx19 (33), nizam (57), malik_zeren (36), selman84 (41), aydogan51 (41), djihad (39), ibrahim74 (51), AnisaNur (39), Acemoglu (43), Garibcik (61), émine83 (42), ((( RAVDA.net ).. (49), DERYA797 (39), furkan24 (365), sihirli (49), kiziroglu (52), Semraleyna (37), köpük (44), a_h_akman (42), hewal_baris (37), yabangulleri (44), sultan88 (37), concept (43), BoZKuRT_42 (41), eminim (37), yasarenic (53)
Son 24 saatin aktif konuları - Top Üyeler
0

Copyright © ((( RAVDA.net )))  *  İrtibat   *   RAVDA Reklam Servisi   *   Tüm hakları saklıdır, izinsiz alıntı yapılamaz.
Sitemizde yayınlanan imzalı yazıların içeriğinden yazarları, forum ve yorumlardan ekleyen şahıslar sorumlu olup, kesinlikle sitemiz sorumlu değildir.
© by ((( RAVDA.net )))

Sayfa 0.57338 saniyede açıldı   

Reklamlardan
RAVDA sitesi
hiçbir şekilde
sorumlu değildir.