|
|
|
|
Toplam Forum: 69
*** Toplam Konu: 30100
*** Toplam Mesaj: 148193 |
|
|
|
|
|
Gönderen |
|
|
Çocuk için oyun asla oyun değildir |
|
|
1686 Mesaj -
|
|
|
“Defol! Gözüm seni görmek istemiyor artýk” dediðinde dünyam baþýma yýkýldý… Halbuki ben onu her þeyden daha çok seviyordum…
Gözyaþlarý ile çýktým odadan… Arabamý aldým… Bunaldýðýmda koþtuðum sadýk arkadaþým arabam… Hiç beklemeden gaza bastým, trafiðin yoðunluðuna aldýrmadan hýz yapýyordum… Kýrmýzý ýþýkta durmak istemiyordum… Etrafýmdaki arabalar kornaya basýyordu, ben aldýrmýyordum, kulaðýmdaki tek ses, “Defol...! Gözüm seni görmek istemiyor…” idi.
Bir yandan aðlýyor, bir yandan gaza bastýkça basýyor, diðer yandan da içimdeki o sese, hýçkýrýkla cevap veriyordum, “Defolmuyorum… Defolmuyorum iþte… Sen beni sevmesen de ben seni çok seviyorum…”
Babamý özlüyorum… Keþke þuan yanýmda olsa diyorum… Sonra, birden baþýma uzanan onun sýcacýk elini hissediyorum… “Oðlum! Neden aðlýyorsun? diyor babam… Yaþlý gözlerle, dönüp, baþýmý okþayan babama bakýyorum…
“Gel hadi kucaðýma diyor” babam… Arabamý, yemek masasýnýn hemen kenarýna yavaþça park ediyor ve babamýn kucaðýna çýkýyorum…
“Annem beni sevmiyor, bana, ‘defol, gözüm seni görmek istemiyor’ dedi” diye hýçkýrýklarla aðlýyorum… Babamýn o sýcacýk eli gözyaþlarýmý siliyor.
“Annen seni çok seviyor oðlum” derken annem yanýmýza geliyor.
“Ama oðlum sen de beni çok bunalttýn… ben mutfakta iþ yapýyorum, sen benden olmayacak þeyler istiyorsun” diyor…
Ve bir aralýk duraksýyor, “Özür dilerim, haklýsýn… Baðýrmamalýydým…” diyor… Gülümsüyor ve annemin kucaðýna gidiyorum…
Oyun, çocuk için oyun deðildir
Yetiþkinler, çocuklarý oyun oynarlarken gördüðünde, çocuklarýn oyun oynadýklarýný sansalar da, çocuklar için oyun, asla oyun deðildir. Oyun, çocuðun dünyasýnda büyülü bir masal ülkesidir… Ki orada sizin tanýmadýðýnýz çocuðunuzun birçok arkadaþý, sizin göremediðiniz eþyalarý, sesini duyamadýðýnýz birçok þarkýlarý vardýr…
Ve oyun, çocuk için bazen sýðýnýlacak bir liman, bazen öðrendiklerini uygulayacaðý bir deneme yanýlma tahtasý ve bazen de kendisini en rahat hissettiði gizemli dünyasýdýr…
“Hadi git biraz oyna”
Birçok anne baba, günlük iþlerini daha rahat halledebilmek için çocuklarýný oyuna teþvik etseler de, oyunun anlamý çocuk için “Hadi git biraz oyun oyna” emrinin karþýlýðý asla deðildir. Oyun, konsantre olmayý gerektirir. Oyun, çocuk ile oyunun ruhunun bütünleþmesini gerektirir. Oyunda çocuk kendine ait bir dünya oluþturur/hayal eder…
Elindeki arabasý… O arabasýnýn küçücük tekerleri… Sizin göremediðiniz ama onun görüp konuþtuðu arabanýn içinde oturan yolcularý… Arabasýnýn yollarý ve yollarýn kenarýnda yanan trafik lambalarý… Kýrmýzý ýþýkta bekleyen yayalarý, çocuðun dünyasýnda oyun sýrasýnda harekete geçen sihirli kahramanlardýr.
Oyalamak mý, oynamak mý?
Birçok anne baba, çocuklarý ile “oyun oynar gibi” yaparak çocuklarý ile oyun oynamaktalar. Halbuki bir çocuðun hiç tahammül edemeyeceði þey, kendisi ile oyun oynar gibi oyun oynayan kiþilerin varlýðýdýr. Çocuk, kendi hayal gücü ölçüsünde oyun oynadýðý bölgeyi tamamen kontrol altýna alýr. Çocuðun o anda elinde tuttuðu sadece küçük bir bebek olsa da, (kim bilir) o bebeðin görünmeyen annesi markete gitmiþ onun için süt alýyordur ve yine (kim bilir) o küçük bebeðin baþý aðrýyordur da doktora gitmesi gerektiði için babasý beklenmektedir…
Çocuðun oynadýðý oyun esnasýnda iþte tüm bu gerçekler bilinmeden, çocuðun hayal dünyasý kavranmadan, çocukla oyun oynamaya kalkmak, çocuk açýsýndan sýkýntýdan baþka bir þey oluþturmaz. Her ne kadar anne baba kendilerini kandýrmak için, “Bak seninle bir saattir oyun oynuyorum” deseler de, çocuk için böylesi geçen bir saat oyun deðil, “oyalamak”týr.
Çocukla oyun oynamak beceri ister
Tüm bu gerçeklerden yola çýkarak baktýðýmýzda diyebiliriz ki, oyun, “Çocuðun fantezi dünyasýna girip, onun dünyasýndaki gizli kahramanlar ile tanýþmak ve onun hayal dünyasýndaki kurallarý öðrenerek, o kurallara tabi olmaktýr.” Yoksa, çocuðun yanýnda bulunup, onun arabalarýndan birini alýp, masanýn üzerinde “düüt düüt” diyerek araba sürmek çocukla oyun oynamak anlamýna gelmez.
Çocukla oyun oynamanýn ilk ve temel þartý, çocuðun sizi oyun oynayabilecek “kabiliyette” bulmasý ve sizi kendi hayal dünyasýna “kabul etmesi” ile baþlar. Çocuk, kurallarýný kendisinin koyduðu, kahramanlarýný kendisinin oluþturduðu bu özel dünyaya herkesi hemencecik kabul etmez, bu kendi anne babasý da olsa…
Çocuk oynadýðý oyunun hükmedicisidir
Her ne kadar siz çocuðun dünyasýna girmiþ olmaya hak kazansanýz ve o liyakatle çocuðun yanýnda bulunuyor olsanýz da, çocukla oynamanýn püf noktasýný ihlal ederseniz, çocuk, sizi anýnda o masal dünyasýndaki özel bölgeden dýþarý atar. Oyunun bu püf noktasý, “Her çocuk kendi oyununun hükmedicisidir” kuralýdýr. Siz her ne kadar anne de olsanýz, baba da olsanýz, anneliðiniz ve babalýðýnýz kendi evinizin içinde geçerlidir. Çocuðun fantezi dünyasýnda annelik ve babalýk hükümsüzdür… Orada hüküm ve kurallar çocuða aittir.
Çocukla oynamayý kabul etti iseniz, kurallarý siz koymamalý, çocuðun kurallarýna uymalýsýnýz. Küçük oyuncak arabalarýnýzý masanýn üzerinde yavaþ yavaþ sürerken, birden çocuðun durduðunu gördüðünüzde, kýrmýzý ýþýðýn yandýðýný unutmamalýsýnýz… Sakýn ola ki kýrmýzý ýþýk nerede diye sormayýn, çocuk böylesi bir soru karþýsýnda hayal kýrýklýðýna uðrar…
Oyun amaçsýzdýr
Çocuk oyuna baþladýðýnda, bir amacý yoktur… Daha önce yazýlmýþ bir senaryosu da yoktur… Her þey o anda geliþir… Bu durum çocuðun bir yandan hayal dünyasýný olaðanüstü hýzla geliþtirirken, diðer yandan çocuðun sorunlarý çözme kapasitesini de artýrýr. Oyun sýrasýnda hiç beklenmedik bir sorunla karþýlaþan çocuk, anlýk bir karar verme ile (kendince) o sorunu çözebilme kabiliyetini de elde eder. Örneðin, küçücük araba ile hýz yapan bir çocuðu durduran (hayali) trafik polisi, “Neden hýz yapýyorsun” diye sorduðunda çocuðun vereceði her bir alternatif cevap, çocuðun analitik düþünme gücünün artmasýna da neden olacaktýr.
Oyuncak, modaya deðil, çocuða uygun olmalýdýr
Teknolojinin baþ döndürücü geliþimi, anne babanýn oyuncak seçiminde de baþýný döndürmektedir. Anne babalar, çoðu defa, çocuklarýna oyuncak seçerken çocuðun ihtiyaçlarýna göre deðil, teknolojinin (bilinçaltý reklamlarýn) büyüsü ile oyuncak tercihi yapmaktadýrlar. Ya da, anne babalar, kendi çocukluk yýllarýnda içlerinde kalan özlemlerini kendi çocuklarýna aldýklarý oyuncak ve hediyelerle gidermeye çalýþmaktadýrlar. Her iki durumda da, çocuða uygun oyuncak deðil, oyuncaða uygun çocuk yetiþtirme gayreti dikkat çekmektedir.
Çocuðun zihinsel geliþimi, motorik (fizyolojik) ve duygusal geliþimini destekleyecek oyuncaklar ne yazýk ki oyuncak magmalarýnda hiç dikkat çekmeyen yerlerde boynu bükük beklemektedir. Öyle ise, bu yazýmýzla birlikte hangi yaþtaki çocuðun hangi oyuncak türüne ihtiyaç duyduðu ile ilgili bilgileri de vererek bir sonraki yazýmýza kadar müsaadenizi isteyelim…
Adem Güneþ Moral Dünyasý Dergisi
|
Gönderen: 10.01.2008 - 18:19 |
|
|
|
12 Mesaj -
|
|
|
çok güzel ve anlamlý bir yazý.emeðinize yüreðinize saðlýk.
|
Gönderen: 10.01.2008 - 18:41 |
|
|
|
302 Mesaj -
|
|
|
Alıntı Orijýnalý seyfofen
çok güzel ve anlamlý bir yazý.emeðinize yüreðinize saðlýk. |
2 yaþýndaki bir kýz çocuðuna nasýl bir hediye uygun olur bilen varmý aceba ?
|
Gönderen: 10.01.2008 - 22:27 |
|
|
RE: RE:Enes kardese alternatifler... |
|
|
1686 Mesaj -
|
|
|
Alıntı Orijýnalý Enes_
Alıntı Orijýnalý seyfofen
çok güzel ve anlamlý bir yazý.emeðinize yüreðinize saðlýk. |
2 yaþýndaki bir kýz çocuðuna nasýl bir hediye uygun olur bilen varmý aceba ? |
Enes kardesim...o yaslarda benimde bir kizim var...nasil bir sey düsünüyorsun bilmem ama ben büyük resimleri olan,kalin sayfali egitici bir hikaye yada (sekiller,renkler vesair)bulunan bir kitap olabilir...ya da yine egitici logolar...ev,araba vesair yapabilmesi icin...tabi cocugun nelere ilgisi oldugunu bilmek lazim...cocuk ilahileri cd leri olabilir...kuru boya kalemleri ve boyama kitabi olabilir...kücük müzik aletleri olabilir...simdilik bunlar...ben kizima hediye alirkken genelde faydalana bilecegi,egitimine ve gelisimine katkida buluna bilecek seyler olmasina dikkat ediyorum...bizim kiz kitaplara cok seviniyo mesela...yani cocuga göre degisiyor...hadi hayirlisi...
|
Gönderen: 10.01.2008 - 23:38 |
|
|
|
1576 Mesaj -
|
|
|
Canan ablam seni tebrik ediyorum. Hayranlikla ve tebessümle okudum....
Tavsiyelerin göz ardi edilemez..
|
Gönderen: 10.01.2008 - 23:49 |
|
|
|
302 Mesaj -
|
|
|
Teþekkürler abla.
bizim kýz nelerden hoþlanýyor bilmiyorum ama iki gün sonra öðrenicem inþ.
Yarin ben resimli kitap alayim inþ.
|
Gönderen: 10.01.2008 - 23:56 |
|
|
|
1686 Mesaj -
|
|
|
Bir ayrintiyi unutmusum...aldigimiz oyuncaklarin..0-3 yas icin uygundur ya da degildir yazisina mutlaka dikkat...özellikle logo tarzi oyuncaklarda istenmeyen sonuclar doga bilir...Allah korusun...zaten bu yas arasindaki cocuklar mutlaka anne baba gözetiminde oynamalidir...selam ve dua ile
|
Gönderen: 12.01.2008 - 00:08 |
|
|
Şu an Yok üye ve 1743 Misafir online. En son üyemiz: Didem_
16977 üye ile 13.07.2024 - 11:50 tarihinde en fazla ziyaretçi online oldu.
[Admin | Moderator | Kıdemli Üye | Üye] |
|
|
|
Doğum gününüzü tebrik eder, sıhhat ve
afiyet dolu ömür dileriz:
TAHIR-24 (42), ciliz02 (46), sarisin_barbi (33), dost2 (56), Desert_Rose (31), burakkara (34), fatma21 (39), seda87 (38), ayhan14 (52), MERMER.T (42), palermo (41), netcezgari (66), HIRA-NUR (42), esma_nur_ (42), tarihman (50), Umitli55 (45), _turab (39), arapibo (44), fagar (43), kagan45 (55), temkih (39), bdbd (56), T.MERMER (42), Tasdüzen Durmus (67), 1.MuRaT (53), dindar61 (35), G28Firtina (50), rýdvani (51), kelime (40), taha (59), hbv (39), SecurityTeam (38), weber (51), sevda123 (46) |
|
|
|
|
|